fall down - Türkçe İngilizce Sözlük

fall down

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"fall down" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
fall down f. çökmek
The house fell down in an earthquake.
Ev bir depremde çöktü.

More Sentences
Genel
fall down f. düşmek
The instant he came in, he fell down.
İçeri girdiği anda yere düştü.

More Sentences
fall down f. yıkılmak
The house fell down in an earthquake.
Depremde ev yıkıldı.

More Sentences
fall down f. aşağı düşmek
Why doesn't the moon fall down?
Ay neden aşağıya düşmüyor?

More Sentences
fall down f. aşağıya düşmek
Two tears fell down her cheeks.
İki damla gözyaşı onun yanaklarından aşağıya düştü.

More Sentences
Spor
fall down f. düşmek
The instant he came in, he fell down.
İçeri girdiği anda yere düştü.

More Sentences
Genel
fall down f. geri çevirmek
fall down f. eğilmek
fall down f. reddetmek
fall down f. başarısızlığa uğramak
fall down f. kötü gitmek
fall down f. saygıyla eğilmek
Öbek Fiiller
fall down f. yalvararak diz çökmek
fall down f. reverans yapmak
Ticaret/Ekonomi
fall down f. başarısız olmak
Denizcilik
fall down f. bir nehrin ağzına doğru yelken açmak
fall down f. bir nehrin ağzına doğru sürüklenmek
Dini
fall down f. ibadet etmekten bitap düşmek
fall down f. yere serilmek
fall down f. yüzükoyun kapanmak

"fall down" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fall down in a fit f. fenalık geçirerek yere düşmek
fall down into one's knees f. dizlerinin üzerine düşmek
fall down stairs f. merdivenden yuvarlanmak
fall down the stairs f. merdivenlerden düşmek
fall down an elevator shaft f. asansör boşluğuna düşmek
fall down an open elevator shaft f. asansör boşluğuna düşmek
fall down the elevator shaft f. asansör boşluğuna düşmek
Öbek Fiiller
fall down on f. hayal kırıklığına uğratmak
fall down on f. beklentileri karşılayamamak
fall (down) at something f. (birinin veya bir şeyin) önünde dize gelmek
fall (down) at something f. (birinin veya bir şeyin) önünde eğilmek
fall (down) at something f. (birinin) ayağına/ayaklarına/dizlerine kapanmak
fall (down) at something f. (birinin veya bir şeyin) önünde diz çökmek
fall down on someone or something f. birinin/bir şeyin üstüne düşmek
Atasözü
he that is down need fear no fall ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz
he that is down need fear no fall kaybedecek bir şeyi olmayanın korkusu da yoktur
Konuşma Dili
a fall-down drunk i. küfelik
a fall-down drunk expr. ayakta zor duran sarhoş
a fall-down drunk expr. zil zurna sarhoş
Deyim
fall down on the job f. işin üzerine düşmemek
fall down on the job f. işinde başarısızlığa uğramak
fall down on the job f. işleri kötü gitmek
fall down on someone f. üzerine düşmek
fall down at (one's) feet f. (birinin veya bir şeyin) önünde dize gelmek
fall down at (one's) feet f. (birinin veya bir şeyin) önünde eğilmek
fall down at (one's) feet f. (birinin) ayağına/ayaklarına/dizlerine kapanmak
fall down at (one's) feet f. (birinin veya bir şeyin) önünde diz çökmek