| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | fall down f. | çökmek | ||
|
The house fell down in an earthquake. Ev bir depremde çöktü. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fall down f. | düşmek | ||
|
The instant he came in, he fell down. İçeri girdiği anda yere düştü. More Sentences |
||||
| Genel | fall down f. | yıkılmak | ||
|
The house fell down in an earthquake. Depremde ev yıkıldı. More Sentences |
||||
| Genel | fall down f. | aşağı düşmek | ||
|
Why doesn't the moon fall down? Ay neden aşağıya düşmüyor? More Sentences |
||||
| Genel | fall down f. | aşağıya düşmek | ||
|
Two tears fell down her cheeks. İki damla gözyaşı onun yanaklarından aşağıya düştü. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | fall down f. | düşmek | ||
|
The instant he came in, he fell down. İçeri girdiği anda yere düştü. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fall down f. | geri çevirmek | ||
| Genel | fall down f. | eğilmek | ||
| Genel | fall down f. | reddetmek | ||
| Genel | fall down f. | başarısızlığa uğramak | ||
| Genel | fall down f. | kötü gitmek | ||
| Genel | fall down f. | saygıyla eğilmek | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | fall down f. | yalvararak diz çökmek | ||
| Öbek Fiiller | fall down f. | reverans yapmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | fall down f. | başarısız olmak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | fall down f. | bir nehrin ağzına doğru yelken açmak | ||
| Denizcilik | fall down f. | bir nehrin ağzına doğru sürüklenmek | ||
| Dini | ||||
| Dini | fall down f. | ibadet etmekten bitap düşmek | ||
| Dini | fall down f. | yere serilmek | ||
| Dini | fall down f. | yüzükoyun kapanmak | ||